27 Kasım 2017 Pazartesi

Mat Likit Ruj - The Balm Meet Matt(e)


Kırmızı ruj gibi, nude rujunda her insana yakışan tonu farklı oluyor. Mesela, dudağınızın kendi rengi koyu ise çok açık renkli nude tujlar yerine daha koyu hatta kahverengi veya bordoya yakın nude tonlar daha çok yakışacaktır.

Abartılı makyaj sevmediğim için nude renk rujları ben de çok seviyorum en sonunda tenime yakışan nude ruju buldum. 

Benim rujum, The Balm'ın Meet Matt(e) serisinin Charming Rengi. Mat ve kalıcı ruj sevenlerin mutlaka denemesini tavsiye ederim. Rujun yapısı çok ince ve diğer kalıcı rujlar gibi dudakta ağırlık yapmıyor ve gerçekten çok kalıcı. Özellikle silmezseniz tüm gün kalabiliyor.



İlk sürüşte ıslak yapıda ancak bir kaç saniyede kuruyup sabitleniyor. Sıvı yapıda ruju dudağa uygulamak zor olduğu için ben dudak kalemi ile birlikte kullanıyorum. Bu ruja tam olarak uyan dudak kalemini Maybelline'nin Gigi Hadid serisinden buldum. Kalemin yapısı muhteşem, yumuşacık ve inanılmaz kolay sürülüyor. Tek başına ruj gibi bile kullanabilirsiniz ;)


Yukarıdaki resimde dudak kenarlarında Maybelline Gigi Hadid dudak kalemi ile The Balm'ın Meet Matt(e) serisinin Charming renginin uygunlanmış halini görebilirsiniz.

24 Kasım 2017 Cuma

Yves Rocher ve Doğaya Saygı



Dünya genelinde kendi sektöründe lider olan markaların uyguladıkları politikalar aslında rakip markalara da öncülük yapabiliyor. Bunlardan biri de Yves Rocher oldu. 1959 yılında Fransa’da, markaya adını veren kimyager Yves Rocher tarafından kurulan ve tüm dünyada en çok tercih edilen markalardan biri olan Yves Rocher doğaya saygı çerçevesinde pek çok yeniliğe imza attı.

Markanın doğaya saygı çerçevesinde kullandığı kağıtların % 96’sı sürdürülebilir ormanlardan elde ediliyor. Ormanlık alanların her geçen güz azaldığı dünyada tek bir marka tarafından uygulanan bu prensip dahi ekolojik sistemde büyük önem taşıyor. Yves Rocher son yıllarda kullandığı ambalajları da değiştirdi. Artık ekotip kullanımına geçti ve bu sayede 62 ton plastik tasarrufu sağlamayı da başardı. Yine ekolojik sistem düşünüldüğünde plastik kullanımının azalmasının ne denli mühim olduğu da anlaşılıyor.



Yves Rocher 50’den Fazla Bitkisel Formül Geliştirdi
Yves Rocher Vakfı 2020 yılına dek 100 milyon ağaç dikme hedefine sahip ve bu yolda hızla ilerliyor. Elbette doğaya saygı, markanın üretimlerinde de kendini belli ediyor. Örneğin marka Fransa’da 55 hektarlık bir alanda organik tarım yöntemiyle bitki yetiştiriyor ve ürünlerinde kullandığı bitkileri de buradan temin ediyor. Üretimlerinde kimyasaldan ziyade bitkisel formüllere ağırlık veriyor olması da artık kozmetik sektöründe yaygın bir şekilde biliniyor.

Geri dönüşümü yapılabilen malzemeler kullanarak kozmetik sektöründe yüzlerce markaya da örnek olan Yves Rocher aslında kurulduğu yıldan bu yana bitkisel içeriklere ağırlık verme yönünde araştırma ve geliştirme çalışmalarına imza atıyor. Şimdiye dek 50’den fazla formül geliştirerek patentini alan markanın tüm ürünlerinde aktif bileşenler bitkiler oluyor.

Avrupa Birliği Çevreyi Koruma Standartları’na uygun üretim yapan marka hayvansal içeriklerin kullanımını reddetmesiyle de örnek bir prensip sergiliyor. Aynı zamanda markanın üretimlerinde GDO’lu bitkileri kullanmıyor olması da dikkatlerden kaçmıyor. Her ne kadar çok etkili olsa da marka, türü tükenen bitkileri de ürünlerinde kullanmıyor. Yüksek performanslı ürünlerin güvenilir olması da organik tarımla yetiştirilen bitkilere öncelik vermesinden kaynaklanıyor. Markanın bitkiler üzerindeki çalışmalarını özel laboratuvarında aktif bir şekilde sürdürdüğü de bilinir. 

17 Kasım 2017 Cuma

Kuru Meyveli ve İrmikli Mama Tarifi


Bebekler katı gıdaya geçişi ve yeni besinlerle tanışması ile birlikte kabız sorunu da yaşayabilirler. 8 ay ve üzeri bebekler için uygun olacak bu kuru incir ve kayısılı mama, özellikle bebeklerin bu tür sorunlar yaşadığı günlerde uygun bir besin olacaktır. Üstelik içerisindeki kuru meyveler sayesinde oldukça lezzetli ve tatlı olduğu için fazladan pekmez ya da şeker koymanıza gerek olmayacaktır. 

Bir şey itiraf etmem gerekirse bu mamayı hazırlayacağım zaman biraz fazladan yapıyorum. Eşim ve ben de tatlı niyetine yiyoruz. Siz de ucundan tadına bakın seveceğinizi düşünüyorum :)


Malzemeler

1 adet kuru incir
2 adet kuru kayısı
1 çorba kaşığı irmik
Kuru meyveleri minik küpler halinde doğruyorsunuz. Doğradığınız kuru meyveleri, irmik ile birlikte yaklaşık 1,5 su bardağı su da meyveler iyice yumuşayana kadar pişiriyorsunuz. İsteğe bağlı olarak mikserden geçirerek veya geçirmeden servis yapabilirsiniz.

NOT: Mevsimine göre aynı tarifi taze kayısı ve incirle de yapabilirsiniz.


15 Kasım 2017 Çarşamba

Elele İle Modadan Her An Haberdar Olun




Moda kadın, erkek, büyük ya da küçük fark etmeksizin herkesin takip ettiği bir alandır. Sürekli olarak bir şekilde senenin trendlerini, genel moda ritüellerini öğrenmek isteriz. Moda ile ilgili her türlü bilginin yayınlandığı dergiler, bloglar ve web siteleri bulunuyor.




Moda ile ilgili bilgilerin paylaşıldığı web sitelerinden en önemlisi Elele'dir. Elele, trend kombinlerini yerli ya da yabancı ünlüler üzerinden paylaşıyor. Tarz sahibi ünlülerin örnek oluşturduğu kıyafetler ile trendler oluşuyor. Yani bu konuda kendine güvenen kişiler modanın kendisini oluşturuyor. Elele'nin web sitesi bu konudaki tüm haberleri her an bizimle paylaşıyor. Örneğin; “Bralette ve Bralet ile Yeni Tarzlar” başlığı altında her yerde sıklıkla karşılaştığımız ve hemen her kıyafet ile kombinlenebilen braletleri anlatıyor. Sokakta, özel bir davette, iş yerinde fark etmeden bir şekilde kombinlerimizi onlarla tamamlayabiliyoruz. Özellikle göğüsleri küçük olanların tercih ettiği, yaz aylarında dekoltesini güzel göstermek için can yakan sütyenlerin yerine braletler, farklı renkleri ve desenleri ile bulunuyor. Sütyene göre çok daha rahat olan braletlerin kıyafetlerin kenarlarından görünmesi sorun olmuyor. Oldukça estetik gözüken braletler kıyafetlere farklı bir hava katıyor. İstersek düz beyaz bir t-shirtün altına istersek de bir gömleğin içine giyebiliriz. Üstelik renkli tercih ettiğimiz taktirde farklı bir görünüm oluşacağı için rahatsız da etmeyecektir. Kendimizin bile yapabileceği bir ürün olan braletlerin bu kadar çok tercih edilme sebebi sütyen gibi terletmemesi ve rahatsız etmemesinden kaynaklanıyor. Elele'nin internet sitesinden plaj modası hakkında da fikir alabiliriz. Yaz gelmeden hangi renk ve modellerde bikini, mayo, mayokini moda keyifle öğrenebiliriz.


Moda sadece kıyafetlerde geçerli olan bir alan değildir. Makyaj modası da kıyafetlerimizin tamamlayıcısı olduğundan dolayı son derece uyulması gereken trendler barındırır içinde. Mesela, kış mevsimine girdiğimiz son günlerde makyajımızda hangi renkleri ve tarzları uygulamamız gerektiğini, nereye giderken hangi saç modelini yapmamızın daha uygun olacağını öğrenmek çok keyifli bir uğraştır. Sonbahar ile birlikte hayatımıza giren ve disko ruhunu yaşatan renkler ile yaptığımız makyajımız oldukça dikkat çekici olacaktır. Kış mevsiminde de sürdürebileceğimiz bu makyaj trendinin tarzı olmadığını düşünenler ışıltılı makyaj ile aydınlık bir görünüme kavuşabilirler. Saç modellerinde de aynı durumun geçerli olduğu gerçektir. Saç örgülerinin artık sadece okula giderken yapılmadığını, modern dağınık topuz modelleri ile gayet doğal bir görünüm sergilenebileceğini Elele ekibi sayesinde öğreniyoruz. Sitenin editörlerinin uzun çalışmalar sonucunda sunduğu bilgiler, herkesin uygulayabileceği türdendir. Kolay ve pratik bakım kürleri, ne giyeceğim düşüncesi olmadan yapabileceğimiz kombin fikirleri ve daha birçok bilginin öğrenilebileceği kutsal site Elele. Moda kimsenin vazgeçemeyeceği, herkesin farkında olmadan takip ettiği, ritüellerini kendisine göre uyarladığı keyifli bir alandır. Elele de bu konuda başvuracağımız baş ucu kitabıdır adeta. Okuyucularına keyifli anlar yaşatan web sitesinden öğrenecek şeyler hiç bitmeyeceğe benziyor.

9 Kasım 2017 Perşembe

FIRINDA MEYVE KURUSU NASIL YAPILIR?



Kuru meyveler, hem mama yapımında kullanmak için hem de bebeğimize sağlıklı atıştırmalık olması açısından biz annelerin mutfaklarından eksik etmediği ürünlerin başında gelir. Yaz aylarında meyveleri doğal yollarla kurutabiliyoruz. Ancak, kışın güneş olmadığı için genellikle hazır alıyoruz. Hazır almak istemeyenler ise, aşağıda detayları ile anlatılan fırında kurutma tekniğini kullanabilirler.




Öncelikle, kurutmak istediğimiz mevsimine uygun, mümkünse organik meyveleri iyi bir şekilde yıkıyoruz. Sonra doğruyoruz. Bu aşamada meyvelerin ne çok ince ne de çok kalın doğranmamasına dikkat edilmelidir. Çok kalın doğradığınızda meyveler zor kuruyacak, ince doğrandığında ise fırında fazla kuruyup sertleşecektir. Doğradığınız meyveleri, içerisine yağlı kâğıt koyduğunuz tepsiye birbirinin üstüne gelmeyecek şekilde diziyor ve 60 derece fırında aralıklarla kontrol ederek 3-4 saat kurutuyoruz.

30 Ekim 2017 Pazartesi

Bebekler İçin Besleyici Minestrone / Sebze Çorbası Tarifi


Bebeklerin beslenmesinde önemli yeri olan sebzelerle, aylarına göre farklı lezzetlere dönüştürebileceğiniz besleyici bir sebze çorbası hazırlayabilirsiniz. Örneğin, bu tarifi 6. Ayını doldurmuş bebeğiniz için hazırlarken patates, kabak ve havuç kullanarak yapabilirsiniz. Bebeğiniz büyüdükçe de yeni sebzeler ekleyebilirsiniz.

Dikkat etmeniz gereken en önemli husus, sebzeleri bebeğinizin yutabileceği kadar ince doğramanız ve eğer bebeğiniz henüz parçalı gıdaları yutamıyorsa bir çatal yardımı ile sebzeleri ezmeniz. Aşağıda verdiğimiz tarif, 1 yaş üstü bebekler için uygun olacaktır.


Malzemeler

1 küçük boy havuç
1 küçük boy patates
Küçük bir parça balkabağı
2 arpacık soğan
1 çorba kaşığı yıldız şehriye
Pazı / Ispanak sapı
Bir parça pırasa
1 tatlı kaşığı zeytinyağı
Et veya tavuk suyu

Hazırlanışı

Tüm sebzeleri, bebeğinizin yutabileceği büyüklükte doğruyorsunuz. Doğrama kısmı bu çorbanın en vakit alan tarafı. 1 tatlı kaşığı zeytinyağında önce soğanları sonra diğer sebzeleri ekleyip çok hafif kavuruyorsunuz. Sonra , arzuya göre et veya tavuk suyunu ekleyip tüm sebzeleri haşlıyorsunuz. Pişmeye yakın yıldız şehriyeleri de ekleyip yaklaşık 5 dakika daha pişiriyorsunuz.





26 Ekim 2017 Perşembe

Doğum Kilolarımı Nasıl Saklıyordum?


Bu fotoğrafları çektireli aylar oldu ama yayınlamayı unutmuşum. O zamanlar, doğum kilolarım olduğu gibi duruyordu ve ben tabiki onları saklayacak şekilde giyiniyodum. Aslında hamileliğim boyunca çok dikkatli beslendiğim için büyük bir kilo problemim olmadı ama doğum yaptıktan sonra sütüm olsun diye homini gırtlak yediğim için doğum kilolarımdan biraz geç kurtuldum. Bu süreçte, kilolarımı gizleyecek ve beni zayıf gösterecek giymeye özen gösterdim. Mesela, maxi elbiseler giyip altına dolgu topuklu ayakkabılar giydim. Böylece, boyumu uzun gösterip ince gösterme illüzyonu yaratmaya çalıştım veya siyah taytların üstüne yine dar bluzler giyip üstüne ceket giyerek kilolarımı gizledim. Emzirmeyi bıraktıktan sonra, yediklerime dikkat edip kilolarımdan kurtuldum. Şimdi istediğimi giyiyorum.





11 Eylül 2017 Pazartesi

Bebeğinizin Uyku Kalitesini Artırın!



Yeni doğandan 3 yaşa kadar olan bebeklerin için uyku büyük bir önem taşıyor. Çünkü 0-3 yaş dönemi, bebeğin gerek zihinsel gerekse bedensel gelişimini sağladığı önemli bir evre. Dolayısıyla bebeğin gün içerisinde düzenli olarak uykusunu alması gerekiyor. Dolayısıyla beyin gelişiminin %80'ninin tamamlandığı bu dönemde, uyku saatlerine dikkat edilmesi başlıca önemli kriterlerden.
Uykunun bebek üzerinde birçok yönden avantajları da bulunuyor. Karanlık ortamda uyurken bebekten salgılanan melatonin hormonu, bağışıklık sistemini güçlendirerek büyüme hormonunun daha fazla salgılanmasına destek oluyor. Gün içerisinde yorulan ve çalışmayan kasları, uyku esnasında çalışarak daha fazla enerji kazanmasına yardımcı oluyor. Nöronlar arası bağları güçlenerek öğrenmeye ve keşfetmeye daha meraklı hale geliyor. Ancak iyi bir uyku için yatak kalitesi de oldukça önemli. Yatsan, bebeğiniz için seçeceğiniz başlıca yatak markaları arasında yer alıyor. Kaliteli ve seçkin yatak modelleri arasından seçiminizi yaparak bebeğinizin gece konforuna destek olabilirsiniz.

Yatsan Yataklar ile Hassas Uyku Dönemi

Son derece sağlıklı ürünler ortaya koyan Yatsan, bebek grubunda yer alan yatakları ile hem bebeklerin hem de ebeveynlerin memnuniyetini gözetiyor. Yatak seçenekleri, hassas uyku sürecinde bebeğinizin konforunu gözetirken vücudunun hava almasına da yardım ediyor. Böylelikle gece boyunca bebeğiniz kesintisiz bir uyku süreci geçirmiş oluyor.

Omurga Sağlığına Yardımcı Ürünler

Özel tekniklerle ve teknolojik yeniliklerle donatılan Yatsan bebek yatakları, omurga sağlığına da büyük katkıda bulunuyor. Uyku süresince bebeğinizin omurgasını tüm noktalardan kavralayarak güne daha dinlenmiş şekilde başlamalarını amaçlıyor. Tüm ürün gruplarında, akıllı destek sunan pocket yay teknolojisi kullanılıyor. Ön ve arka yüzlerinde bulunan gözenekli sünger katmanları, kan dolaşımını dengeleyerek vücutta masaj etkisi yaratıyor. Bebek yataklarının dış yüzeyinde ise yumuşak dokunuş hissi veren milky kumaşa yer veriliyor. İçeriklerinde bulunan %30 oranındaki aminoasit değeri, fazla nemi ortadan yok ederek bebeğinizin uyku konforunu maksimum düzeye çıkartıyor.
Ürün koleksiyonlarında; visco, yaylı ve lateks gibi farklı yatak modellerine yer veriliyor. Sadelikli modeller, farklı boyutlarda beğeniye sunuluyor. Bebeğinizin yaş aralığına göre dilediğiniz modeli tercih edebilirsiniz. Renkli nevresimlerle ve yastık aksesuarları ile süsleyerek daha hoş bir odada uyumasını kolaylaştırabilirsiniz.

28 Ağustos 2017 Pazartesi

REJİM VE SPOR YAPMADAN NASIL KİLO VERDİM?


Hamilelik öncesi 34 - 36 beden olan ben, doğumdan sonra 38 beden de kalmış bir türlü aşağıda inememiştim. Hatta hamilelik öncesi giydiğim hiç bir pantolonun içerisine giremiyordum. Hayatımın hiç bir döneminde rejim yapmamış bir insan olarak rejim yapmak zor geliyor. Spora ise vakit bulamıyordum.

Peki ben rejim ve spor yapmadan nasıl kilo verdim. Şimdi size onu anlatacağım.


Not: Hamilelik öncesi fotoğrafım

Her şey bahar ayında alerji olmamla başladı... Mevsimsel alerji nedeniyle, eczaneye gidip ilaç kullanmak istemediğimi bana bitkisel takviye edici bir tablet / şurup vs bir şey önermesini istediğimde eczacı bana Çörek Otu yağı vererek sabah akşam kullanmamı önerdi. Bir çoğunuzun bildiği gibi Çörek otu yağı çok şifalı ve bir çok hastalığa derman olduğu söylenen  mucizevi bir bitki. Bunun bilinciyle eczacının tavsiyesine uydum ve çörek otu yağını sabah akşam kullanmaya başladım.

Alerjim için çörek otu yağını kullanmaya devam ederken artık canımın eskisi kadar tatlı çekmediğini ve iştahımın kesildiğini fark ettim. Arştırdığımda, sabahları aç karnına içilen çörek otu yağının insülin direncini düzenlediği ve bu nedenle kilo vermeye yardımcı olduğunu öğrendim.

Yaklaşık 2 ay boyunca her sabah karnına (bu çok önemli) ve akşam yatmadan önce 1 tatlı kaşığı çörek otu yağı kullandığımda iştahım eskisine göre azaldı, porsiyonlarım küçüldü ve her yemek sonrası aklımı çelen tatlı krizlerim son buldu. Buna bağlı olarak da 2 aydan kısa bir sürede bir türlü veremediğim doğum kilolarımı verdim ve tekrar eski pantolonlarımın içine girmeye başladım.


Not: Doğum sonraki kilo vermiş halim

Bu süreçte, yaptığım ve işe yarayan bir diğer şey ise, sabah kalkar kalkmaz kahvaltı yeme alışkanlığımı bırakmak oldu. Sabah kalktığım hemen bir bardak su içiyorum ve yaklaşık 1 - 1.5 saat sonra kahvaltımı yapıyorum. Bunun sebebi ise, hem metabolizmamın kahvaltı öncesi çalışmaya başlamasını sağlamak hem de su ile sistemi arındırmak. Sonrasında ise mutlaka doyurucu bir kahvaltı yapıyorum.

İşte benim kilo verme serüvenim böyle oldu. Umarım yukarıda anlatmış olduğu 2 minik tüyo sizin de hayatınızı kolaylaştırır ve sağlıklı şekilde kilo vermenizi destekler ;)

24 Ağustos 2017 Perşembe

Hem Serinleyin, Hem de Enerji Tasarrufu Yapın

Eğer bu sıcak havalarda vantilatör ile serinlemeye çalışıyorsanız baştan söyleyeyim: Boşuna uğraşıyorsunuz. Sıcak havayı bir noktadan diğerine taşımak, serinlemenizi sağlamıyor ve vantilatörler de tam olarak bu şekilde çalışıyor. Gelin gerçekçi olalım: Hava sıcaklığının zaman zaman 40 dereceyi aştığı bu aylarda, serinlemek için klima dışında bir seçeneğiniz yok. Ancak klima satın almak o kadar kolay bir iş değil: Hem enerji tasarruflu, hem uzun ömürlü ve hem de yaygın bir servis ağına sahip olmalı. Servis ağı özellikle önemli, yoksa hem montaj, hem de bakım için epey bir beklemek zorunda kalıyorsunuz! Piyasadaki klima modellerine bakın: Tüm bu özelliklere sahip olanların sayısının çok az olduğunu, onların da fiyatlarının neredeyse bir servet düzeyine yaklaştığını göreceksiniz. Neyse ki Uğur Soğutma’ya ait UIS 18 klima modeli, her bakımdan mükemmel bir seçenek olmayı başarıyor.
UIS 18’in bu denli iyi bir seçenek olmasının ilk nedeni, enerji tasarrufu. Hem A++ enerji sınıfına giren ve hem de inverter teknolojisini kullanan klima modellerinin sayısı oldukça azdır. UIS 18 ise, bu teknolojileri bütçeyi zorlamayacak fiyatlar ile sunuyor. Inverter teknolojisi sadece enerji tasarrufu değil, kullanım ömrünü de uzatıyor. Zira klima kompresörü, bu sayede yalnızca gerektiği zaman çalışıyor. Yenilikçi teknolojilerin kullanılması sayesinde, UIS 18 bekleme modundayken yalnızca 1W elektrik harcıyor. Bu inanılmaz bir oran, zira neredeyse %80 oranında bir enerji tasarrufu yaptığınız anlamına geliyor.
Yenilikçi teknolojiler sadece inverter sistemi ile sınırlı değil: Akıllı soğuk hava üfleme özelliği, ortam sıcaklığını yavaş ve doğal bir şekilde istenen dereceye getiriyor. Follow Me özelliği, kumandanın bulunduğu bölgeye göre ısıtma ve soğutma yapabilmesin sağlıyor. İyonizer ve bio-filtre özellikleri sayesinde de, sadece serin değil, temiz bir havaya sahip olabiliyorsunuz. Elektrik kesintilerini de dert etmeyin: UIS 18, enerji geldiğinde otomatik yeniden başlama özelliği sayesinde size iş düşmeden her şeyi otomatik olarak hallediyor. Farklı BTU seçenekleri mevcut olduğu için, size en uygun olan modeli Uğur Soğutma yetkili servisleri aracılığı ile tespit etmenizi tavsiye ederim. Daha sonra, https://satis.ugur.com.tr adresinden uygun fiyatlar ve 12 taksit avantajıyla siparişinizi hemen verebilirsiniz.
                                     
Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Temmuz 2017 Perşembe

Çok Para Harcamadan Nasıl Zengin Görünülür?


Postun başlığı çok enteresan değil mi? Geçenlerde Youtuba'da dolanırken yabancı vloggerların bu başlık altında tavsiyeler verdiğini gördüm, bir kaç tanesini izledim gerçekten işe yarar öneriler vardı. Mesela mavi, kırmızı gibi canlı renkler yerine beyaz, krem gibi natürel renkler giymenin veya yuvarlak burunlu ayakkabılar yerine sivri burunlu ayakkabılar tercih etmek gibi... Bu tavsiyeler işe yarar mı bilmiyorum ama bildiğim tek bir şey var o da eğer doğru parçaları bulursanız çok para harcamadan çok şık olabileceğiniz.

Üzerimde gördüğünüz, modeli ve kumaş kalitesi çok başarılı olan elbiseyi yurtdışındaki bir siteden yalnızca 30$'a aldım!! Arkadaşımın kınası için aldığım elbiseyi her gören çok beğendi, ne kadara aldığımı duyunca da şok oldu. Siz de böyle parçalarla çok para harcamadan şık görünebilirsiniz ;)






13 Temmuz 2017 Perşembe

Corrector ve Concealer nedir? Favori Corrector um hangisi?


Bu yazıda size bazı MUA'ların dahi karıştırdığı veya hiç bilmedikleri bir konudan bahsedeceğim. Öncelikle kapatıcı (concealer) ve düzeltici (corrector) nedir? biraz onlardan bahsedeceğim ve en sonunda da gözaltı kapatıcısı ve göz altı düzenleyecisi arasındaki farklara değineceğim. 


Concealer, yani tükçe karşılığı kapatıcı, cilt kusurlarını fiziksel olarak yani üzerini kaplayarak kapatır. doğru kapatıcıyı seçtiğiniz takdirde bir çok hafif veya orta dereceli cilt kusurunu gizleyecektir. Ancak, yoğun göz altı morluğu gibi ciddi bir sıkıntı varsa en iyi kapatıcıyı da alsanız etki etmeyecektir.


Corrector : İşte tam bu noktada devreye correctorlar yani düzenleyiciler giriyor. Corrector'lar cilt eşitsizliklerini renk ile gizlemeyi hedefler. Yani cilt kusurunuzun kontrast rengini o bölgeye sürerek nötrlemenizi sağlar. Örneğin mor göz altlarınızı morun kontrast rengi olan sarı /turuncu renkli bir corrector ile nötrleyebilirsiniz veya kırmızı bir sivilceyi kırmızının kontratı olan yeşil bir corrector ile nötrleyebilirsiniz. Kusursuz bir makyaj için en doğrusu, corrector ile nötrlenen bölgeye concealor yani kapatıcı sürmenizdir. Düzenleyici sürülmeden kapatıcı sürülen bölge alttan kendini göstemeye devam edecektir.

Piyasada satılan ürünlerin çoğu sadece kapatıcı özelliğine sahip olan ürünler. Corretor özelliği ise çok az üründe oluyor. Ben geçenlerde, NYX'ın hem kapatıcı hem düzenleyici ürününü aldım. genel olarak memnun kaldım. hem çok ince bir yapıya sahip hem de güzel kapatıyor. Ancak, kalıcı etki istiyorsanız üzerine concealer uygulamanız gerekecektir.

8 Haziran 2017 Perşembe

MICROBLADING (Kıl Tekniği) 3D İLE KAŞ KALINLAŞTIRMA DENEYİM


İntagramdan takip edenler biliyordur. Bir süre önce kaşlarımı microblading kıl tekniği uygulaması ile yarı kalıcı olarak kalınlaştırdım ve boşluklarını doldurttum. Microblading uygulamasını yaptırmadan önce, acıyor mu? kalıcılığı ne kadar sürer? fiyatı nedir? gibi bir çok soru olduğu için bayağı araştırıp gittim. Siz de microblading veya başkası yüzünüze ne yaptırırsanız yaptırın çok iyi araştırın.

Bu yazımda, reklam içermemesi için yaptırdığım yerin ismini vermeden microblading maceramı sizlerle paylaşacağım. merak eden olursa, özelde cevaplayabilirim ;)

Microblading tekniğinde ilk adım, uyuşturma. Resimde gördüğünüz gibi kaşlarıma bir krem sürüldü ve uyuşması için beklendi. Normalde yarım saat beklemeniz yeterli oluyormuş ama bana uygulamayı yapacak olan kişi randevu saatinden 1 saat daha geç gelince krem 1 saatten fazla bekledi ama yine de o bölge uyuşmadı. Şöyle ki bırakın uygulama anındaki acıyı kaşlarım alınırken dahi hissettim :(


İkinci aşamada, microblading uzmanı ile birlikte yüzünüze yakışacak kaş modeline karar veriyorsunuz. Bunu yaparken benim tek rica doğal olmasıydı ve o konuda çok şanslıyım ki yaptırdığım yer tam istediğim gibi şekil verdi.


Gelelim üçüncü aşamaya ve microblading yaptırırken acı hissediyor musun? sorusunun cevabını bulmaya... Microblading uygulamasında, ucunda çoklu iğneler bulunan özel bir bıçak yardımı ile kaşlarınız kıl gibi çizilip bitkisel boyalar deri altına zerk ediliyor. Her ne kadar bir çok yazıda acısız bir yöntem olduğu söylense de ben hem ağrı hem de yanma hissettim, hatta gözlerimden yaş bile geldi. Gerçi benim ağrı eşiğim çok düşük olduğu için normalden biraz fazla acı hissetmiş olabilirim bilmiyorum :)

Bu arada gözünüzü korkutmak istemem ama madem objektif yazı hazırlıyorum, bunu da söylemek zorundayım. Kesilen yerlerde hafif hafif kanamalarda oluyor. Uygulamanın hemen bitiminde kanamada duruyor.


Dördüncü aşamada, kaşlarınıza komple boya sürülüyor ve yaklaşık yarım saat beklendikten sonra temizleniyor. 

Yukarıda paylaştığım fotoğraf uygulamanın ilk yapıldığı güne ait ve sürülen boyanın kalıntıları üzerinde olduğu için tam olarak doğal değil. 1 hafta içerisinde hem boya çıkıyor hem de meydana gelen kabuklanma dökülüyor daha doğal bir görünüme kavuşuyorsunuz.

Microblading 3D yarı kalıcı kıl tekniği yaptıracaklara tavsiyem, özel bir gün için yaptırıyorsanız, uygulamayı en az 10 gün öncesinden yaptırmanız.  Yarı kalıcı dövme yaptırıp ertesi gün mükemmel kaşlara sahip olacağınızı söyleyenlere de asla inanmamanız! 

Genel olarak, Microblading 3D kıl tekniği uygulaması hakkında şunu söyleyebilirim. Eskiye göre daha düzgün, dolgun ve biçimli kaşlara sahip oldum. Ayrıca, 10 gün sonunda o kadar doğallaştı ki kimse farkına bile varmadı. O yüzden iyi yaptırmışım diyorum. Şimdi sırada kaş arama botox yaptırmak var. Önerisi olanları bekliyorum :))

9 Mayıs 2017 Salı

UZUN SİYAH ELBİSE KOMBİNİM


Bir kadının gardırobunda, kaliteli siyah pantolon, beyaz gömlek ve düz siyah elbise olması gerekir. Bu liste hemen herkeste sabittir. Bir genç kıza da sorsanız orta yaşlı bir kadına da size benzer bir yanıt verecektir. Benim listemde aynı, yalnız buna ekleyeceğim iki parça daha var. Bunlardan biri uzun siyah elbise, diğeri ise rahat bir kot pantolon. İlk liste iş için, ikincisi ise günlük hayatta kurtarıcı parçalarım. 

Bu postumda kombinlediğim uzun siyah elbiseyi, sezonda beğenmiş ama indirimde alırım diye almamıştım. Elbise bir anda tükenip ilk indirime bile kalmayınca ümidi kesmiştim. Sonra bir gün, outlet alışverişi sırasında %75 indirimde şans eseri karşıma çıkınca hemen aldım.


Elbise / Dress : İpekyol Outlet
Botlar / Boots: İpekyol
Gözlük / Shade: Tru - Trussardi



20 Nisan 2017 Perşembe

DARPHIN INTRAL KÖPÜK TEMİZLEYİCİ


Bir süredir, Darphin'in hassas ciltlere özel serisi Darphin Intral ürünlerini kullanıyorum. Daha önce, çok severek kullandığım güneş koruyucu ve makyaj bazını bu postumda paylaşmıştım. Tek üründe bir çok ihtiyacı karşılayan bu ürün hakkındaki postumu okumadıysanız mutlaka bir göz atmanızı tavsiye ederim.

Bugün ise, yine aynı seriden Darphin Intral Air Mousse Cleanserı yorumlayacağım. Öncelikle, Darphin ürünlerini en sevdiğim yönü olan içeriğinden biraz bahsedeyim. Formülünde kullanılan içerikler %89 oranında doğal ve paraben içermiyor. Zaten Darphin markasının çıkış noktası "Lüks" ve "Doğallık" olduğu için serinin tüm ürünlerinde doğal içerikler ağır basıyor. Kimyasallardan uzak durmak isteyenler ürünün bu yönünü beğeneceğini düşünüyorum.


İyi bir temizleyiciden bir diğer beklentim ise, cildimi temizlerken kurutmaması ve cildin nem dengesini bozmaması. Darphin intral hassas ciltlere hitap eden bir ürün olarak, bu konuda beklentimi karşıladı ve yıkama sonrası gerginlik yaşamama sebep olmadı. Normalde temizleme ürünleri, cildimdeki kiri giderirken ciltte kurumaya neden olur ve temizlemenin hemen akabinde nemlendirici uygulamak zorunda kalırdım. Darphin Intral ile temizlediğimde böyle bir ihtiyaç hissetmiyorum.


Ürün sıvı yapıda ve özel pompa sistemi sayesinde köpük forma dönüşüyor. İlk kullanmaya başladığım sıralarda 2-3 puf yapıp cildimi temizliyordum ama sonradan tek pufun yeterli olduğunu fark ettim ve şu an tek pufla temizleyip ürün tasarrufu yapıyorum. Eeee ürün hem güzel hem de lüks olunca insan doğal olarak bitmesin istiyor. 

Makyaj yapsam da yapmasam da her gün cildimi Darphin Intral köpük ile temizliyorum. 3 aydır kullanım sonunda yarısından biraz daha az ürün kaldı. 

Uzun lafın kısası, Darphin Intral Air Mousse Cleanser cildimle uyum sağlayan başarılı bir ürün. Fiyatı biraz pahalı ancak cilt bakımına bütçe ayıranların memnun kalacağını düşünüyorum.

3 Nisan 2017 Pazartesi

MUTLU ANNE KOMBİNİM :)


Bu hafta sonu, kızım Selin (15 aylık) ve ananesi ile birlikte Mutlu Anneler Platformunun buluşmasına gittik. Yaklaşık 50 annenin katılımıyla gerçekleşen buluşma, çok keyifli geçti. Çocuklarımız yaşıtları ile sosyalleşirken, biz de anneler olarak birbirimizle tanışma ve sohbet etme imkanı bulduk.

Etkinliğe Selin ile katıldığım ve peşinde koşmam gerektiğini tahmin ettiğim için rahat bir kıyafetle katılmayı tercih ettim ve düz siyah kombinimi çok severek aldığım tüvit ceketimle tamamladım. 

Siz de ne giyeceğinizi bilemediğiniz ama kısa zamanda giyinip çıkmanız gerektiği zamanlarda, tek renk giyinip, ana renge uygun star bir parça ile kombininizi tamamlayabilirsiniz. Star parça, illa benimki gibi ceket olmak zorunda da değil. Küpe, çanta, ipek şal sevdiğiniz herhangi bir parça sizin star parçanız olabilir ;)


Ceket / Jacket : Shein
Kazak / Sweater : Zara
Tayt / Leggings : Twist
Çizme / Boats : Tommy Hilfiger




29 Mart 2017 Çarşamba

İNCİLİ MİNCİLİ


İnciyi oldum olası çok severim ve zarif bulurum. Son zamanlarda ise iyice takmış durumdayım. İncili kazaklar, kolyeler hatta sandaletler her şey ilgi alanıma girmeye başladı. Bu kombinimde de düz siyah sadece eteğinde fırfır detayı olan elbisemi çok sevdiğim ama ilk kez kullandığım kolyemle tamamladım. Umarım hoşunuza gitmiştir.


Kolye / Neckless  :Zara
Elbise / Dress: Twist
Botlar / Boots : Zara





23 Mart 2017 Perşembe

İNDİRİM SEZONU KOMBİNİM


Alışveriş konusunda en sevmediğim şeylerden biri, sezonda aldığım bir ürünü tüm bedenleri ile birlikte indirimde olduğunu görmek oluyor. O yüzden, genellikle yeni sezon yerine indirim sezonlarını takip etmeyi tercih ediyorum. 

Bu kombinimde ayakkabıdan cekete üzerimde gördüğünüz her parça indirim sezonundan alındı. Hatta şeffaf topuklu botlarımla, üzerinde el işçiliği süslemeler bulunan ceketim sezonda görüp beğendiğim ancak riske girip beklediğim ve indirimde kaptığım parçalardan...


Ceket / Jacket : İpekyol
Pantolon / Pants : İpekyol
Bot : Zara



21 Mart 2017 Salı

MAYBELLINE - Anti Age The Eraser Eye Kapatıcı


Daha yeni Estee Lauder Double Wear kapatıcı almama rağmen Maybelline'nin çok övülen kapatıcısının indirimde olmasına kayıtsız kalamadım ve aldım. 
Estee Lauder'in kapatıcısını daha sonra inceleyeceğim, ancak şimdilik şu kadar söyleyeyim, Maybelline The Eraser Eye kapatıcı şimdiden onun pabucunu dama attırdı. Maybelline kapatıcıyı aldım alalı elim başkasına gitmiyor.


Ambalajı kullanım açısından pratik. Ancak süngerli olması ve süngerin sürekli nemli kalması hijyen açısından sorun oluşturabilir. Eğer kırk yılda bir kapatıcı uyguluyorsanız, belki başka bir ürün almayı düşünebilirsiniz, çünkü süngerin uzun süre kullanılmadan kapalı kalması bakteri oluşumuna çanak tutacaktır.


Ürün ince yapısı ve yüksek kapatıcılığı ile bir kapatıcıdan beklenen neredeyse bütün özellikleri bir arada karşılıyor. Aynı zamanda çizgilere dolmuyor ve göz altını pürüzsüz gösteriyor. Eğer, göz altınızda renk eşitsizliği belirginse o zaman altına bir corrector uygulamanız gerekiyor. Zaten mor göz altını corrector olmadan hiç bir kapatıcı tam olarak maalesef kapatamıyor.

Bu kadar olumlu özelliği bir arada toplayan bir ürünün high end marka olmaması ve uygun fiyat ile kolay ulaşılması ise bir diğer artı. Bir de üstüne benim gibi %50 indirimde 19 liraya satın alırsanız, işte o zaman tadından yenmiyor :)

19 Mart 2017 Pazar

Astroloji Nedir? Astroloji Hakkında Bilinmeyenler





Günümüzde hala daha üzerine çokça soru sorulan bir konudan yani astrolojiden biraz bahsetmek istiyorum bugün sizlere… Astroloji kavramı yunan kökenli bir kavram olup yıldız anlamına gelen Astro ve bilgi anlamına gelen logos kelimelerinden türeyerek varlık göstermiştir.
İnanmayanlar için basit tanımıyla gök cisimlerinden yola çıkarak gelecek tahmini yapma, kehanette bulunma anlamı taşıyan astroloji inananlar içinse bundan çok daha fazlasıdır. Tarihçilerin araştırmalarına göre astroloji insanlık tarihi boyunca var olmuş ve Babil, Mısır, Yunan, Maya ve Çin uygarlıklarının içinde yer almıştır. Hemen her dönemde uygarlıklar içinde varlık gösteren astroloji bilimini sözde bilim olarak görenler ise bunun rasyonel ve akılcı olmadığını savunanlardır.
Eski dönemlerde insanların gece vakitlerinde gökyüzündeki yıldızlara bakıp bu yıldızlar üzerinden yaşamlarında ne gibi değişiklikler olacağına dair tahmin yürüttükleri ve hatta bu gök cisimlerine göre hayatlarına şekil verdikleri söylenmektedir. Aslında astrolojinin bu kadar yoruma açık oluşunun bir nedeni de söylenenlerin genel olarak bir iddiadan ibaret olmasıdır. Ancak MÖ 2500 yıllarında Mezopotamya’da ilk astrologların gökyüzü incelemelerinde bulunarak bununla ilgili kayıt tuttukları da kanıtlanmıştır.
Günümüzde genel olarak yıldızlar haritası olarak görülen astroloji de ise Nevruz (ekinoks) bayramı esas olarak ele alınmıştır. Çıkarlan bir haritayla 0 derece olan Koç burcu ilkbahar ekinoksunu temsil etmiş ve kalan 12 ay da 12 ayrı burç oluşturularak adlandırılmıştır. Astroloji ile ilgili kafa karıştırıcı sorulardan biri de onun bilime dayalı bir bilgi olup olmadığıdır. Özellikle son zamanlarda artan Tarot okuyucuları, Zodyak yorumcularından yola çıkarak astrolojiye olan inanç gün be gün azalmaya başlamıştır. Astrolojik yorumları, kafasına göre yorumlayan ve bunu fal haline getirerek çıkar sağlamaya çalışanlar dışında ben astrolojinin bilime dayalı bir yanının olduğunu savunanlardanım.
Astrolojinin varlığını bilimsel olarak kanıtlayan tabletlerin ise günümüze değin ulaştığı ve 12 parçaya bölünen ilk bilinen Zodyak tableti MÖ.419 yılına ait olmasının yanında, 12 burca ait özellikleri içeren bir çeşit Zodyak şeması da MÖ. 6 yy. tarihli Kambis tabletlerinde yer aldığı kanıtlanmıştır.

13 Mart 2017 Pazartesi

DARPHIN INTRAL - Environmental Lightweight Shield SPF 50


Bugün size son zamanlarda beni en çok etkileyen ürünlerden biri olan Darphin Intral serisinden renkli nemlendirici Environmental Lightweight Shield'den bahsedeceğim.


Intral Environmental Lightweight Shield, tamamen mineral yapılı SPF50 UVA / UVB filtreleri ile cildi güneşten koruma özelliği bulunuyor. Burada, UVA / UVB filtrelerin mineral yapılı olması benim için büyük bir artı, çünkü ürün bir taraftan cildi güneşten korurken diğer taraftan zararlı kimyasallarla cilde zarar vermiyor. Keşke bu ürünü hamileyken keşfetmiş olsaydım. Hamilelik lekelerinden güvenli bir ürünle korunmuş olurdum. 

Darphin Intral Environmental Lightweight Shield, SPF 50 koruma özelliğine sahip olmasına rağmen, diğer bir çok üründe olduğu gibi ciltte beyaz görünüme sebep olmuyor ve sürüldüğü anda ciltle bütünleşerek sağlıklı bir görünüm veriyor.


Cildinizde renk eşitsizliği vs. gibi problemler yoksa tek başına uygulayabilirsiniz. Ancak, benim gibi leke problemi yaşıyorsanız, ürünü makyaj bazı olarak kullanmanızı tavsiye ederim.


Ürünün diğer bir özelliği, göz altınıza dahi sürebilecek hassasiyette olması. Bu sayede hem göz çevrenizi nemlendirebiliyor, hem de güneşten korunmasını sağlayabiliyorsunuz. 


Yukarıda kısa kısa bahsetmeye çalıştığım gibi tek bir üründen bir çok fayda sağlamayı seviyorsanız bu ürünün tam size göre olduğunu söyleyebilirim. Özellikle, çantanızda nemlendirici, makyaj bazı, göz kremini ayrı ayı taşımak yerine bu ürünü alıp çıkmak işinizi kolaylaştıracaktır.


6 Mart 2017 Pazartesi

ESSENCE I LOVE EXTREME - Crazy Volume Mascara


Geçenlerde ünlü bloggerlardan birinin Essence I Love Maskarayı öve öve bitirememesi üzerine merak edip ben de aldım.

Ambalaj olarak bir artısı yok, pembe oluşu şirin ama kaliteli maskara izlenimi verdiği söylenemez. İçeriği 12 ml, 10 liraya satılan bir rimel için oldukça cömert bir miktar.


Ürünü yaklaşık iki haftadır kullanıyorum. Gerçekten rengi çok güzel ve tam anlamıyla yoğun siyah. Ancak, hacim konusunda ben öyle abartılı bir durum göremedim. Hatta, tekrar tekrar aldığım Maybelline Sensational ve Loreal False Lash Rimelleri hacim konusunda Essence I Love Extreme'den çok daha iyiler. Oysaki maskarayı öven arkadaşımız, bu ürünün Benefit They're Real'dan bile daha fazla yoğunluk verdiğini söylüyordu. Aşıdaki resimde maskaranın 3 kat uygulanmış resmini paylaşıyor ve hacim konusunda kararı sizlere bırakıyorum :)


Rimelin plastik fırçası uygulama bakımından fena değil, ancak rimelin yapısı fazlasıyla ıslak olduğu için uygularken çok dikkatli olmak gerekiyor. Yoksa rimel hem bulaşıyor hemde kirpikler birbirine yapışıyor.


Rimelin indirimsiz halinin 10 lira olduğunu düşünürsek, performansı iyi sayılır. Fakat bana sorarsanız, eğer siz de beğeniyorsanız indirimde yakalayıp Loreal Flase Lash mascara veya Maybelline maskara almak daha mantıklı olacaktır ;)